Kendi beyninin labirentlerinde kaybolmuş biri…

Şen Bilim

-Fredrich Nietzsche

Hayaller ve tutkular karşısında kendilerini donanımlı gören, zaaflarını bir gurur ve süs sorunu yapan, siz aklı başında ayık insanlar, kendinize gerçekçi diyorsunuz.Dünyanın size göründüğü haliyle gerçek olduğunu ima ediyorsunuz: Ancak sizin önünüzde gerçeklik örtüsüz durur, belki de ancak siz onun en iyi parçalarısınız.Yani siz Sais’in sevgili heykelleri! Oysa siz de örtüsüz halinizle hâlâ en tutkulu en karanlık varlıklar olarak durmuyor musunuz? Balıkla karşılaştırıldığınızda, hep tutkun bir sanatçıyla benzerliğiniz yok mu? Nedir ki “gerçeklik” tutkun bir sanatçı için! Hâlâ geçmiş yüzyılların tutkularında ve aşklarında kökleri olan şeylere değer biçmenin sorumluluğu ile yüklüsünüz! Ayılığınız hâlâ bir sır.Ayrıca kökü kurutulmaz bir sarhoşluk içeriyor.Örneğin şu “gerçeklik” aşkınız ah, evet, eski, hani pek eski olan “aşk”! Her yaşantıda, her izlenimde, bu eski aşktan biraz bulunur: Biraz hayal, biraz önyargı, azıcık akılsızlık, biraz korku ve başka ne varsa işte; hepsi de iş başında etkindir.Şuradaki dağ! Şu bulut! Nedir onda “gerçek” olan? Çıkarın bir bakalım ondan bir kez olsun hayali, insanın tüm katkılarını.Haydi tüm bunları ayıklayın bakalım! Evet, eğer becerebilirseniz, yapabilirseniz! Eğer, soyunuzu sopunuzu, geçmişinizi, anaokulunuzu, tümüyle insanlığınızı ve hayvanlığınızı unutabilirseniz! Bizim için “gerçeklik” yok.Ayıklar sizin için de, yani sizin sandığınız kadar birbirimize yabancı değiliz; belki de bizim sarhoşluğu aşmaya olan iyi niyetimiz, sizin sarhoşluğa yatkın olmadığınız inancı kadar değerlidir!

Fredrich Nietzsche (La Gaya Scienza)

Yorumun ne olacak?