Kendi beyninin labirentlerinde kaybolmuş biri…
TheCosmic » İnsanoğlu » İnsanca yaşamak ve öylece ölmek…

Sağ gözümüz mezara bakmıyor, ayaklarımızın altında herhangi bir çukur yok henüz.Aksonlarımız görevini layıkıyla yerine getirebiliyor ve nöronlarımızın yaşayacağı daha pek çok yıl var gibi görünüyor.Düşünme kabiliyetimiz evini terk edip gitmedi daha.Nice düşünürün sözünü kendine mal edip, entellektüel görünmeye çalışanların zarını patlatma potansiyelimiz yerli yerinde.Kitaplara işlenmiş bilgileri ortaya sıkan kişileri değil de; yeni yeni düşünceleri insanlığa sunan kişilere bayılıyoruz, hâlâ.

Beynimizin sağ lobunun üzerine yatıp, sol tarafı Yavuz Şeçkin’e benzetmemeye çalışıyoruz.Bu hususta yer çekimine karşı yatmaya çalışanlar için de tedavi yöntemleri geliştirmek için çabalıyoruz.(Son zamanlarda bu yönelimin pardon, hastalığın yayılım oranını düşürmeyi başardıysaksa da; önüne şuan itibariyle geçemiyoruz)Zeki olanı mutlu, mutlu olanı; düşünmeyi bilen, düşünmeyi bileni; üretimi gerçekleştirebilen olarak tanımlıyoruz.Ayrıca üretimi gerçekleştirebilene zeki; dolayısıyla mutlu olduğu için değer veriyoruz.Bu sebeple yeri gelince 330 yıl öncesinde yaşayıp Spinoza’nın ve 40 yıl öncesine gidip Denizlerin hakkını arayacak mantığı ve kuvveti kendimizde buluyoruz.Şimdiyi de unutmuyoruz.Düşünüyoruz ve ülke gündemini Kurtlar Vadisi’nden takip edenlerin ailelerine sabır, değer ve yargılarına da Allah’tan rahmet diliyoruz.

Tanrıya/Tanrılara ve dinlerin varlığına inananları da, inanmayanları da aynı kefede tutuyoruz.Çünkü herkesin doğumundan iki saniye sonra ölsede, 150 yıl sonra da ölsede  insan olarak öldüğünü biliyoruz ve hiçbir insanı inancından veya inançsızlığından dolayı çarmığa germiyoruz.İnsani doğamız çerçevesinde oluşan öfkemizi, (düşünceleri) öldürmek için kullanmıyoruz ve ortada her ne olursa olsun, kimsenin ölümü haketmediğini savunuyoruz.Dışarıya vurulmaya yüz tutmuş fikirleri taşıyan beyinlerimiz de hem Nietzche’yi hem de Mevlana’yı taşıyabiliyoruz.

İnsana ve insanlığa düşman olarak, uzaydan gelmiş ne olduğu belirsiz sekiz kollu, ellibeş gözlü kendi türünün savunuculuğunu yapan ve öldürmeye odaklı yaratıkların varlığının şuan için söz konusu olmadığını ve bu yaratıkların meydanı boş bıraktığı için, bu görevi yine insanların layıkıyla yerine getirebildiğinin farkındayız.Çünkü her yıl dünyada 5000’i aşkın insanı idam edildiğini biliyoruz.İslam ülkelerinin sözde hoşgörüsünden de, dogma ve oportunist düşüncelerin esir aldığı totaliter kafa yapısına sahip olanların aslında insan olmadığından da haberdarız.

Hâl böyle iken bu düzeni değiştirmeye yönelik didinenleri destekliyoruz ve çabaları ve kayıpları sonucunda taze taze meyveler toplamaya başlayan halkların, diğerlerine de örnek olmasını diliyoruz.

Aşık oluyoruz, sarhoş oluyoruz, yeri geliyor hatalar yapıyoruz, bazen profesyoneller gibi takılıyoruz fakat amatör ruhumuzu da kaybetmiyoruz.İnsan davranışlarının ardında her zaman için bir anlam ve amaç yatmadığını ve insanoğlunun biyolojik veya psikolojik bir takım nedenlerden dolayı (dolasıyla elde olmayan bir sebebler) durduk yere etrafa zarar verebileceğini (basite indirgersek ; bir bardağı kırabileceğini hatta kırılan şeyin bazen bir kalp olabileceğini) hesaba katabiliyoruz.Bu sebepten dolayı hata yapan, hatta sürekli hata yapan bir insanı önemsiz bir paçavra gibi sokağa sallamıyoruz.Bu sebeple herşeyin bir oyunun yüklenmesini bekler gibi zamana bırakmıyoruz.Nokta vuruşları ile hayatın daha keyifli bir hal alacağına ve her yerde hayatın devam ettiğine dikkatlerimizi toplayabiliyoruz.

Sonuç olarak insanca yaşayabiliyoruz ve öylece ölüyoruz.

Bir yorum yazıldı

  1. Emir Taner dedi ki:

    Yazdığın metin fazlasıya ilgimi çekti ve takdirimi kazandı.Soyut ve somut kavramları güzel sentezlemişsin.Fakat bence “Ayrıca üretimi gerçekleştirebilene zeki; dolayısıyla mutlu olduğu için değer veriyoruz.” cümlesi biraz yanlış.Demek istediğin ürettiği şeyden dolayı duyduğu haz ve mutluluksa doğru.Ama o zamanda bunu zekilikle bağdaştırman yanlış geldi.Zeki insanın ürettiğinle değilde daha henüz üretemediği şeylerin düşüncesiyle mutlu olabileceğini düşünüyorum.Benim fikrim bu.İyi günler dilerim.

Yorumun ne olacak?