Kendi beyninin labirentlerinde kaybolmuş biri…
TheCosmic » İnsanoğlu » Bir filin poposu…

Hepimiz ağırız, hem de bir filin poposundan daha ağır.Kilogram cinsinden değil ama.Hatta ciddiyetle de alakası yok, bu poponun.

Her insan kendisinin iki katıdır, dünyanın pahalı raflarında.”Omuzumda kendimi taşımıyorum” diyecek var mıdır acaba?Hatta, ağırlığı kendisinin iki katından daha fazla olanlar da var hayatta.Bu kamyoncu amcaların taşıdıkları arasında soytarıları veya içi boş ama ağır mezar taşları da var mesela.

Bazı kamyoncular başkalarının “namusunu” taşır sırtında.Hayattan alamadıklarının “hıncını”, ötedünyanın insanlarından çıkarmak istercesine.Sahip oldukları ar damarlarında tadına doyum olmaz şaraplar akar, onlara göre.Fakat onlar aynı zamanda, kendi ar damarlarından fışkırmış, şimdilerde başkalarının kucağında dolaşan, geçiçi tatminkar yaratıkları da inkar eder.Daha çok banknot için daha fazla konuya el atmıştır bunlar.Sahip oldukları ağırlıklarlardan dolayı; yürüyemez haldedir, bu gözlüklü amcalar.Fakat gizli tuttuklarını sandıkları ruhlarındaki yırtıklardan dolayı yürümeyi bırak; koşmayı umarlar.Bir süre sonra bu yırtıklar; popoları gibi açılıp, evlerinin balkonundan kendilerini salar ortaya.Bunu gören veya sezen, sadece kendini omuzlarında taşıyan beyinlerin, dikenli tellerine maruz kalınca da susarlar.Bu kamyonculara “bunamış” demek bile gerekmez çoğu zaman.Bu durumun en acı olan tarafı; değersizliği şevk ile çağıran gazete sayfalarına, halen; sahip olmalarıdır, bu bunakların.

Yalnızlığı sırtlarında yuva yapmış, “ben”ler vardır bir de.Yalnızlık iyidir iyi…Yalnız olan, kendinden fazlasını taşımaz sırtında.Sahip olunan “ben”lerin teraziye konulması nasıl mümkün olabilir başka? Ağırlığı yalnızlıktan ibaret olanların köprüleri vardır, beyinleri ve kalpleri arasında.Bu köprüler benin kendisini sorgulaması ile başlar ve yalnız olmayanın aslında merdivenin en dibinde olduğunun farkedilmesi ile sona erer.Tanrısına/tanrılarına da, ahlakına da, ailesine de bu köprülerden geçtikleri için sahip olmuştur bu çocuklar.Ebeveynleri veya öğretmenleri aşılıyamamıştır onlara kendi inançlarını veya kanı bozuk bir meclisin, s*ktirib*ktan laflarını.

İnsanoğludur bu; taşıyacak, sürükleyecek, koparacak elbet kendince doğru olanı; istediği, ama çalmadığı herşeyi.Aşkını, sanatını, değerlerini…”Taşıyabildiğin kadarını taşı” diyen salyongazların, beyninin kıvrımlarında dolaşmasına izin vermeyecek.Çünkü bilecek;kendi yaşantılarının, dışını kaplamış bir kabuktan ibaret olmadığını.Kendisine “hayat boş” diyenlere, “bi s*ktir git” demeyi çok görmeyecek.Ağırlığına ağırlık katacak ve ölünce de mezarına sığmayacak.

Şimdilerde tencerelerde pişen, pencerelerden dökülen bir sürü beyin var ne yazık ki.Hayat kimine göre sevişen birini görünce kişinin, “becer onu, becer onu!” demesi kadar hafif, kimine göre ise fahişeliğe mecbur edilmiş birinin, pezevengine bağlılığı kadar ağır…

Yorumun ne olacak?